BUHRAN GÜNLERİNDE SAVAŞ SENARYOLARI Menderes İnanç

BUHRAN GÜNLERİNDE SAVAŞ SENARYOLARI  

Türkiye ekonomik olarak derin bir buhran yaşamaktadır. Çoklu krizlerin içerisinde yaşayan bir ülkenin siyasi partilerinin şuursuzca tavır ve davranışları, siyaset değil siyasetsizliktir! Toplumun % 50’si  muhalif olduğu halde, siyaset kurumunun çıkar ilişkilerine dayanarak epey palazlandığı bir ülkedir Türkiye. Ancak  toplumun %80’ i derin bir yoksulluk içerisinde yaşamaktadır. 

Elbette yüz yıllık geçmişi olan bir ülkenin iyi halli ve varlıklısı olacaktır. Soru, bu varlığını nasıl kazandığı ve ne kadarınınalın teri olmasıdır. 

Aziz NESİN’İN deyimi ile “Ankara’ da dayım” var… 

İşte tam da mesele budur; siyaset kurumunda dayısı olanların ülkesi olduk. Hak hukuk adalet sadece slogan olarak kaldı, zaten var olan iktidar bu üç slogan ile milyonları mobilize eden peşinde sürükleyen günleri bizlere yaşatıyor. İçi boşaltılmış bağlamından koparılmış amaç ve hedefi saptırılmış üç slogan! 

1- Vatan Millet Sakarya sloganı,

2 -Din İman Cami Cennet sloganı 

3-  Hak Hukuk Adalet sloganı 

Samimiyetten uzak gerçeklerden kopuk, vicdandan uzak! Siyaset kurumunun tam  bir rant ticaretine dönüştüğü günleri yaşıyoruz. Bir tarafta on bin Türk lirası alan on altı milyon emekli! Diğer tarafta parlamento konforunda sefa sürdürenler. hem emekli hem de milletvekili olan 300 Milletvekilinin aylık aldıkları 230 bin Türk lirası iken  diğer üç yüz millet vekili ise aldıkları 110 bin tl tüm devlet imkanlarından % 70 faydalanma… 

İdareciler ve idare edilen yurttaşların durumu budur. Yirmi üç kat fazla maaş alan idareciler tarafında idare edilen yürütmeyi  düşünün? 

Esas en tehlikeli olan, son bir ay içerisinde yürütülen savaş diplomasisidir. Bağdat Hewler waşhington arasında yürütülen diplomasi bu baharın habercisi gibi?

Kırk yıldır kendi iç meselesini çözemeyen Türkiye, çözümü büyük bir savaşta görüyor . Rusya’nın, Ukrayna savaşına hazırlanırken basına yansıdığı kadarı ile birkaç yüz milyar dolar ayırdığı yazıldı, Rusya’nın 15 yıllık gelişmişliğinin nerde ise tamamı heba edildi! Türkiye Olası bir bölge savaşına  mı sürükleniyor? Ekmek fırınında bir Ramazan Pidesinin 40 tl olduğu Türkiye’nin bu buhran ortamında bir savaşa kalkışması akla ziyandır. 

Sonuç olarak silah üreten devletler depolarda biriken silahları satacaklar silah satan tüccarlar  para kazanacaklar. 

Ortadoğu da var olan kan deryasının seviyesi biraz daha yükselecek ve birileri bu kan deryasında boğulacak. 

İşin neresinden bakarsanız bakın büyük bir yıkım olacak. İşçiler emekçiler yoksular yaşlılar ve çocuklar büyük kaybedecekler. 

Siyaset bilimi varken, demokratik çözüm varken, barış içerisinde eşit yaşam varken savaş tercihi kimin işine yarar? Elbette savaşın rantında beslenenlerin, Ülkede bu kör gidişata dur diyecek ne sivil toplum örgütü kaldı ne de sendikalar! An itibari ile yürütülen kampanyada üretmekten ve çözümden uzak siyasette sadece 17 gün kaldı. Muhtemelen bu günleri bile çok arar olacağız. 

16 03 2024  Menderes İNANÇ

ÖNERİLEN İÇERİKLER

Yazar Postları

Cenevre’de “Servette Contre la Racisme” Etkinliği

22 Mart 2025’te Cenevre’de düzenlenen “Servette Contre la Racisme” (Irkçılığa Karşı Gün) etkinliğinde, Kolektif Nammou sahne aldı. Mezopotamya halklarının ezgileri ve türkülerinden oluşan müzik dinletisine, Agnés Aubert doğaçlama dansıyla, şair ve yazar Süleyman Kuş ise Fransızca seslendirdiği

Şam Artık Bir Kravatlı Teröriste Emanet

Suriye devleti, ordusuyla ve halkıyla tekfirci cihatçı teröre karşı 13 yıl direndi. Ama ne yazık ki, Suriye kuşatmasında cihatçıları besleyen küresel güçlerin desteği veuluslararası istihbarat oyunlarıyla Suriye halkının direnişi de, direnci de masa başında satıldı

GÖÇ, GÖÇMEN, YURTSUZ

Göçmenler bir araya geldiklerinde, her zaman önce kağıtlarından konuşmaya başlar. Başvurusu hangidurumdadır? Kaç yıllık oturumu vardır, hangi okulda öğrenci gibidir ya da kimle formaliteevlenilebilir mesela. Her göçmen doğrudan bir Kafka hikayesinin içine düşer.

Kıyım ve Direniş Alevilerin Kanlı Göç Yolları

Alevilerin göç hikayesi, yalnızca fiziksel bir yer değiştirme değil, bir direniş öyküsüdür. Dersim’den İstanbul’a, Anadolu’dan Avrupa’ya uzanan bu yolculuk, Alevilerin inançlarını koruma ve yaşatma mücadelesinin bir parçasıdır. Bugün diaspora Alevileri, Avrupa’daki cemevleri ve

DİYARBAKIR ERMENİLERİ Bedros Dağlayan

Yıllar var ki memleketinden uzak gurbet kuşuyum; yaban ellerde tedirgin uçarım…Nasıl bir sevgi ve nasıl bir özlemdir, ben bilirim. Diyarbakır meydana getiren ve bir arada yaşamanın şiirini yazmış olan halklar özgürlük duygularıyla öylesine bir bütün olmuştur ki, kimselere hele ki zalimlere

COMANDANTE CHE GUEVARA Bedros Dağlıyan

Gençtik. Lâkin başımızda kavak yelleri de esmiyordu. Delikanlılığın bütün hızlı, delişmen yanlarını bünyemizde toplamıştık diyebilirim. Buna bir de Diyarbakırlıların o geleneksel kabadayı tavrı da eklenince

PİŞMANLIĞIN FELSEFESİ Ali Rıza Gelirli

Yazının başlığını görenler, benim bir pişmanlığa kılıf aradığımı düşünebilirler. Düşünsünler, hiçbir sakıncası yok. Ancak ben pişmanlığın, ne mutlak iyi bir şey, ne de mutlak kötü bir şey olduğunu düşünüyorum.

TEHLİKELİ DENİZLER Engin Erkiner

Avrupa Birliği’nin illegal göçü önlemek için kurduğu Frontex’in açıklamasına göre2023’te sadece Akdeniz üzerinden Avrupa ülkelerine geçenlerin sayısı 234.467 kişidir. Denizde hayatlarını kaybedenler konusunda açıklama yapılmamış.

EL YAPIMI GÜZELLİKLER Ali Rıza Gelirli

Dumanla haberleşmekten; mektup, telgraf, masaüstü, dizüstü, cep telefonu, avuç içi bilgisayar, internet çağına vardık. Bunlar var oldukları çağa anlam verebilmek için yaşamın gerekleriydi. Yaşam dediğimiz şey, bilinçli ya da bilinçsiz, istesek de istemesek de madem hayattayız ve nefes alıp